1964 yılı Kasım ayında, bugün saygıyla andığımız Oğuz Akkan tarafından kuruldu. Kurucumuzun aramızda olmayışının acısını yaşarken, tek tesellimiz yayınevinin aynı yayın çizgisinde canlılığını sürdürmesidir.
Kurucumuz Oğuz Akkan’ın ardından, Cem Yayınevi’nin yayıncılık anlayışını, kültürel birikimini ve saygın kimliğini uzun yıllar büyük bir özveriyle yaşatan, yayınevimizin gelişimine emek ve yaşamını adayan değerli büyüğümüz Mehmet Ali Uğur’u, 2024 yılında kaybetmenin derin üzüntüsünü de taşımaktayız. Kendisi, yalnızca bir yayıncı değil; kitaplara, yazarlara ve Cumhuriyet’in aydınlanmacı kültür mirasına gönülden bağlı bir kültür emekçisi olarak Cem Yayınevi’nin tarihine silinmez izler bırakmıştır. Onu da saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.
Kitaplarını, çevirilerini yayınladığımız yazarlardan bazıları bugün aramızda bulunmamaktadır. Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Sabahattin Eyyuboğlu, Hasan Ali Ediz, Nihal Yalaza Taluy, Leyla Soykut, Celal Esad Arseven, Tahir Alangu, Behçet Necatigil, Mazhar Şevket İpşiroğlu, Suut Kemal Yetkin, Reşat Enis, Azra Erhat, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Tahsin Saraç, Ömer Faruk Toprak, Mustafa Akdağ, Doğan Avcıoğlu, Abdi İpekçi, Necati Zekeriya, Vartan İhmalyan ve bazı emekçi arkadaşlarımız bunlar arasındadır. Hepsini saygıyla anıyoruz.
Yayınevimiz 1964 yılı Kasım’ında, ilk olarak “Nobel Yayınları” dizisinde, Jean Paul Sartre’ın “Hürriyet’in Yolları” adlı üçlemesinin ilk kitabı olan “Akıl Çağını” kitabını Gülseren Devrim’in Türkçesiyle yayımlamıştı. 1966 yılında Nobel Yayınları dizisi yanında “Yirminci Yüzyıl Klasikleri”, “Türk Sanatçıları”, “Antoloji” ve “Kültür” dizileri oluştu. 1975 yılı başında bu dizilere “Dünya Şiiri” ve “Çocuk Dizisi” eklendi. 1978 yılında sanat kitapları ve ansiklopedik yayınların yayımlanmasına başlandı.
Cem Yayınevi, Türk Sanatçıları dizisinde, ünlü yazarlarımızın eserleri yanında, genç yazar ve sanatçılarımızın da eserlerine yer vermiş, birçoğunun ilk eserlerini yayımlamıştır. Türk edebiyatı adına önemli bir kazanç sayılabilecek bu eserlerin pek çoğu çeşitli dallarda ödüller almıştır. Edebiyatımızı bir bütün olarak değerlendiren yayınevimiz, bundan sonraki yayın yaşamında da aynı yayın çizgisini sürdürmeye kararlıdır.
Bugüne kadar katkısı olan herkese; okurlarımıza, yazar, çevirmen ve düzeltmenlerimize, basım ve cilt evleri yönetici ve işçilerine, dağıtıcı ve kitapçılara, taşıyıcılara, bütün emekçi arkadaşlarımıza ve yardımlarını esirgemeyen dostlarımıza teşekkür eder; kurucumuz Oğuz Akkan’ı ve yayınevimize uzun yıllar emek veren Mehmet Ali Uğur’u saygı, minnet ve özlemle anarız.
Montague Rhodes James (1862 – 1936) Cambridge Üniversitesi’nde rektör yardımcılığına dek yükselmiş bir ortaçağ uzmanıydı. Çağının önemli bir bilim insanıydı ama asıl ününü hayalet öyküleri yazarı olarak yaptı. Gotik hayalet öyküsünü yenileyen ve 20. yüzyıla uyarlayan kişi olarak tanınmaktadır. Yakından tanıdığı üniversite ve kilise ortamlarına dehşeti taşıyarak, hâlâ okuyucusunu rahatsız edebilen öyküler kaleme almıştır.
Hayalet Öyküleri’ni Altay İltan Aktürk’ün çevirisiyle sunuyoruz.
₺140,00
Charlotte Perkins Gilman 19. yüzyıl sonları 20. yüzyıl başlarında yaşamış, feminist edebiyata önemli katkılarda bulunmuş Amerikalı bir sosyolog ve yazardır. Aynı zamanda döneminin önde gelen hümanistlerinden ve kadın hakları savunucularındandır. Dağı Yerinden Oynatmak adlı eserinde, feminist bakış açısıyla ve ironilerle bezeli üslubuyla bambaşka bir dünya yaratmıştır okurlarına.
John Robertson, Himalayalara yaptığı bir keşif gezisi sırasında kayalıklardan düşer ve hafızasını yitirir. Otuz yıl sonra kız kardeşi tarafından bulunduğunda artık bambaşka bir adamdır. Ancak bu süre zarfında dünya da bambaşka bir yer olmuştur. Uzun eve dönüş yolculukları boyunca bu farklı dünyayı tanımaya çalışan John, ülkesine döndüğünde yeniliklere ayak uydurmakta zorlanacaktır. Neden sonra anlayacaktır ki bütün bu değişimin temelinde aslında tek bir şey yatmaktadır: Zihniyet değişimi. “Kadınların uyanışları” diye dile getirir bunu Perkins kurduğu ütopyada, nihayetinde bu dünyayı değiştiren insanların bakış açısıdır ve bunu sağlayan da kadınlardır.
Kadınlar Ülkesi Üçlemesi’nin ilk kitabı Dağı Yerinden Oynatmak, Türkçeye ilk defa Cem Yayınevi tarafından çevrilmiştir
₺260,00
Evrenin bu cesur keşfi sizleri zeki yıldız kümelerine götürüyor, unutulmaz bir sonsuzluk tasavvuruyla yabancı ırklar arasına karışmanıza olanak sağlıyor. Doris Lessing gibi bilimkurgu ustalarının kilit önem taşıdığını ifade ettiği bu klasik, yalnızca modern edebiyata değil aynı zamanda sosyal antropoloji ve felsefe alanına da damgasını vurmuştur.
Olaf Stapledon’ın 1937 yılında yayınlanan Son ve İlk İnsanlar eserinin ardılı olan bu kitap geleceğe dair bir başka büyüleyici ve spekülatif tarihi ortaya koyuyor. Çağdaş bir dünyalı olan anlatıcısı evrenin en uzak noktalarına seyahat ederek zekâ izlerinin peşinden koşan bir keşif ekibine katılır. Yol boyunca nautiloidlerle, hiperörümcekler ve hiperbalıklarlarla, kompozit beyinlerle, bitki benzeri yaratıklarla ve öteki tuhaf yaşam biçimleriyle karşılaşırlar. Bu büyük gezi kozmik skalada bir ölüm kalım mücadelesi zemininde yavaş yavaş baş gösteriyor.
₺300,00
Desiderius Erasmus (1469-1536) Rönesans’ın ateş gemisi ve hümanizmin düşünsel önderidir. Hepsinden önemlisi, güçlüye bağlanmayı reddeden özgür düşüncenin öncülerinden biridir. Barıştan yana kimliğiyle öne çıkan Erasmus, mezarına muli cedo (geri çekimek yok) yazdıracak kadar da onurlu bir adamdır. Deliliğe Övgü, Erasmus’un en tanımış yapıtıdır.
Bu kitabın içinde akıldan ziyade mizah, hidayetten ziyade derin bilgi bulunmaktadır. Delilik Tanrıçası’nın hunisini takarak iyi insanlara tavsiyeler verdiği bu söylevi dinlemeye başladığınızda, bizi nereye sürükleyeceğini öğrenmek ve sonuna dek dinlemek istiyorsunuz…
₺130,00
Sanatın, bir yapma, yaratma, gerçekleştirme faaliyeti olması onun hem soyut hem de somutluğunun tek bir elde sanatçının yaratıcılığında toplanmasıdır. Soyut sanat özü itibariyle yaşamda fark edilmemiş anların dalgınlığın kırılması, açık bir duyuş ve düşünüşle yaşamın ve sanatın yaratıcı atılımına kapılmanın ve sanatçının yaratımdaki gizeminin açığa çıkmasının önemli bir aracıdır. Bir bakıma hissedişlerin duygulanımlara, duygulanımların düşüncelere doğru dönüşümünün gerçekleşmesidir.
Bu kitap Modern ve Postmodern dönemlerde soyut sanatın gelişimine, soyutun ve soyutlanmanın kelime kökeninden başlayarak felsefi düşüncenin önderliğinde, çeşitli felsefe ve sanat akımları aracılığıyla bir yol gösterme çabasıdır. Soyut sanat için bir şeyin tamamlanması onun sonlanması ve ölümüdür. İşte bu nedenle bu kitap, tamamlanmamışlığın, yaşamın, soyutluğun, felsefenin ve sanatın ürünüdür
₺180,00
Aydınlanma döneminin en etkin yazarı Voltaire, felsefeden şiire, oradan masala kadar çeşitli kültürel ürünler vermiş, insanlığın daha aydınlık bir yol almasında önemli bir yol oynamıştır. Onun tüm kavgası, dogmatik ve önyargılı inançların geri plana itilmesi, insan düşüncesinin öne çıkmasıdır.
Candide, onun en önemli ve günümüzde en çok sevilen yapıtıdır. Candide, ilk gençlik yıllarında daha iyi bir yaşam bulmak için dünyayı dolaşmaya çıkar. Doğal yıkımlar ve insanların kötü davranışları onun peşini bırakmaz. Ama o insan aklına ve çalışma yeteneğine olan güvenini yitirmez. Sonunda bir Türk bahçıvanın tavsiyesine uyarak kendi bahçesini ekip biçmeye başlar. Biz bu güzel eseri Sylvia Leoni’nin giriş yazısı ve Hüsen Portakal’ın tanıtım yazısıyla sunuyoruz.
₺160,00
₺2.950,00
Türkiye’de okullarda ve üniversitelerde okutulan tarih genellikle yüzeysel bir tarihtir. Okullarda öğrenciler için tarih en çekilmez, ezbere dayalı, anlamsız ders durumundadır. Tarih, birçoklarımızın gözünde gerçeğin araştırılacağı, heyecan verici bir bilim dalı değil, kabul edilmiş belirli ideolojik ya da siyasal tutumları destekleyecek kanıtların derleneceği bir alandan ibarettir. İşte biz, bu kitabın, ülkemiz tarihçiliğini hali pur melalinden kurtarmaya belki mütevazı bir katkısı olur diye düşündü
₺570,00
Sina Akşin Türkiye Tarihi’nin amacını şöyle açıklamaktadır: “…Türkiye’de okullarda ve üniversitelerde okutulan tarih genellikle yüzeysel bir tarihtir. Okullarda öğrenciler için tarih e çekilmez, ezbere dayalı, anlamsız ders durumundadır. Üniversite tarih bölümlerinin puanları, yani tarihçiliğe rağbet çok düşüktür. Tarih, birçoklarımızın gözünde gerçeğin araştırılacağı, heyecan verici bir bilim dalı değil, kabul edilmiş belirli ideolojik ya da siyasal tutumları destekleyecek kanıtların derleneceği bir alandan ibarettir. İşte biz, bu kitabın, ülkemiz tarihçiliğini hal-i pur melalinden kurtarmaya belki mütevazı bir katkısı olur diye düşündük.”
Elinizdeki bu cilt, 1980 – 2003 dönemi Türkiye Tarihi için vazgeçilmez bir kaynak niteliğindedir. En yakın geçmişin karmaşıklığına ışık tutacağına inanıyoruz.
₺460,00